Jazzlem :)

ne zaman içime baksam, yükseklik korkum depreşir..

alice harikalar diyarında..

Dışarı çıktığımda havanın bu kadar güzel olmasına sinirlenmiştim. Sınav zamanı, insanın havanın etkilerine kapılmaması gerekiyor. Kemik çerçeveli gözlüklerimi takıp, suratım asık bir şekilde ilerliyordum. Aklımda sınavına gireceğim dersin konuları… Otobüse binebilmek için durağa kadar yürüdüm. Mp3çalardan hot hot heat-middle of nowhere dinliyordum. Tam önümden küçük bir kız geçti. Bir an duraksadım.
Küçük kırmızı elbisesi dizlerinin üzerindeydi. Elbisesi kurdeleyle bezeliydi. Kırmızı elbisesinin altına kırmızı converseler giymişti. Beyaz muzlu çoraplarında kırmızı kalpler vardı. Saçlarını salmış, kırmızı bir taç takmıştı. Olsa olsa altı yaşındaydı. Gülümseyerek ilerliyordu. Ellerinin arasında dünyanın en önemli şeyini taşır gibiydi. Küçük elleriyle sımsıkı sardığı şeyi bir süre göremedim. Önüme geldiğinde ister istemez durup baktım. Ellerinin arasındaki, o dünyanın en önemli her şeyden korumak istermişçesine sımsıkı sardığı şeyi gördüm. Yavru bir tavşandı. Minik kırmızı gözleri ve bulunduğu avuçların sıcaklığında huzurdan rahatlamış küçük bedeniyle öylece duruyordu. Korkmadığı, o ellerden kurtulmak istemediği belliydi.
Bir an için kendimi Alice harikalar diyarında hissettim. Küçük kız, tavşan yavrusu, güneşli hava… Şimdi bunda bu kadar şaşırılacak ne var diyorsunuz biliyorum. Tüm o griliğin, beton yapıların ve simsiyah giyinmiş ruhu da kararmış bir benin yanına bu sahneyi getirin. Oldukça bir araya gelemeyecek sahneler dimi! Kızın gözlerinde gördüğüm mutluluk ise, ne zamandır tatmadığım bir mutluluk. Sevgi ve sahiplenmeyle tüm dünyaya karşı gelmenin gururu ve birde sevdiği şeyle olmanın mutluluğu! Kıskanmamak elde değil.
Gülümsedim ve ilerledim. Ama o andan sonra günüm olabileceğinden daha farklı geçti. Sınav öncesi Hitlerden, işkencelerden, sosyalizasyondan bahseden arkadaş grubuma katıldım. Suratımda bir gülümsemeyle dinliyordum. Tamam, kabul ediyorum. Dinlemiyordum. Sınavmış, dersmiş, Hitlermiş umurumda değildi. Yorgun ve ders çalışmaktan zombileşmiş arkadaşlarım güzel ve enerjik göründüğümü söylediler. Solgun yüzlerine bakınca bende anladım. Hayat enerjimizi yok eden tüm şartlara rağmen o küçük kız bana mutluluk vermişti. Yüzüme yansımış olmalı.
Kötü geçen sınavım bile bunu değiştiremedi. Sabahtan beri o küçük kızı ve çocukluğumu düşünüyorum. Üzerimde bir polyanna etkisi ve hala aynı şarkıyı dinliyorum.

posted by Özlem in Curcuna, Diğerleri, Günlük, Öykü and have

Comments (2 Responses)

olci on Nisan 13th, 2009 at 23:37

küçük kız iyi motive olmuş da, o kadar çalışıyon zombi gibi, gene mi kötü geçti sınavın ?
o hocalara güzel şeyler hazirliyim de bi ziyafet hazırlayıp içir/yedir ?
nasil fikir :)

Özlem on Nisan 14th, 2009 at 19:28

ne güzel olr be:D sen başla çalışmlara..bende davet edeyim :D

Live reply

Name
Email
Website
Message